Ana içeriğe atla

Karaşahin Kumaşçılık

Haberler 1 Ağustos 2026

Avrupalı markalar tekstilde rotasını Türkiye’ye çevirdi

SÜRDÜRÜLEBİLİR VE GÜVENLİ ÜRETİM İLE REKABETTE ÖNE ÇIKIYOR

Avrupa ülkeleri tekstilde rotayı Türkiye’ye kırdı. Türkiye özellikli sürdürülebilir güvenli üretim ve hızlı teslimat ile dünya devlerinin ilk tercihi oluyor. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis toplantısında konuşan Öncü Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ÖNSİAD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Recep Temür, küresel tekstil sektörünün trilyon dolarlık devasa bir ekonomik büyüklüğe ulaştığını belirterek, Türkiye’nin rolüne dikkat çekti.

Sektörün geleceğini ucuz işçiliğin değil; güvenilir üretim, hızlı teslimat, sürdürülebilirlik ve marka değerinin belirlediğini söyleyen Temür”Türkiye, üretim kabiliyeti, kalite standardı, hızlı termin gücü ve köklü sanayi kültürüyle dünyanın en stratejik merkezlerinden biri. Anadolu’nun binlerce yıllık dokuma geleneği, Bursa’nın ipeği, Denizli’nin havlusu ve Gaziantep’in dokumasıyla yoğrulan bu birikim, bizi sadece mal üreten değil; çözüm, güven ve süreklilik üreten bir noktaya taşıdı. Avrupa’nın birçok markası üretim güvenliği için artık rotasını Türkiye’ye çevirmiştir. Biz yalnızca üreten değil, pazara yön veren bir ülke olmaya doğru ilerliyoruz” dedi.

Temür, sosyal medya ve modanın çarpık bir tüketim anlayışına yol açtığını belirterek “Eskiden yılda birkaç sezon varken bugün neredeyse her hafta yeni bir koleksiyon karşımıza çıkıyor. İnsanlar artık ihtiyaç duyduğu için değil, geri kalmamak için tüketiyor. Bir kıyafet eskidiği için değil, sosyal medyada birkaç kez görüldüğü için değersiz sayılıyor. Bu durum sadece ekonomik bir mesele değil; her yıl çöpe giden milyarlarca parça ürünle dünyayı tehdit eden büyük bir çevresel felakettir” ifadelerini kullandı.

Temür, şöyle devam etti: Dünyanın önde gelen markaları ekranlarda çevrecilikten, sürdürülebilirlikten ve insan haklarından bahsederken; perde arkasında üretimi en ucuz ve en sağlıksız şartların olduğu ülkelere kaydırıyorlar. Avrupa vitrinlerinde ‘etik üretim’ konuşulurken, Asya’daki nehirler kimyasal atıklarla kirleniyor. Çocuk işçiliğine, aylık birkaç dolar için insanlık dışı koşullarda çalıştırılan insanlara maliyet avantajı uğruna göz yumuluyor. Kendi ülkelerinde en küçük çevre kuralını titizlikle uygulayanlar, fakir coğrafyaların sömürülmesine ve doğanın kirletilmesine sessiz kalabiliyor. Bizim kültürümüzde ise ticaret sadece para kazanma aracı değil, aynı zamanda ahlaktır, güvendir, insana ve çevreye saygıdır. Türk sanayicisi kısa vadeli kazanç uğruna kendi değerlerinden asla taviz vermemelidir. Ucuzluk yarışında kimliğimizi kaybedemeyiz. Sadece fiyatla rekabet eden değil; güven, kalite ve ahlakla öne çıkan bir yapı kurmalıyız. Dünya markalarının en büyük problemi olan ‘güven kaybı’ karşısında Türk tekstil sektörü dünyaya ‘insan merkezli, vicdanlı ve temiz üretim modeli’ni sunabilir.

Kaynak : Türkiye Gazetesi / 1 Ağustos 2026 Cumartesi